Markanın Sadece Bir Alt Sınıfta Kullanılması ve Kullanılmayan Alt Sınıflar Bakımından İptali Davası

 

1- Markanın İptali Davası

Sınai Mülkiyet Kanunu madde 26/1-a bendi uyarınca bir marka, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmaz ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilirse iptal edilebilir. Düzenlemeden de anlaşılabileceği üzere markanın iptaline karar verilebilmesi için kullanmama hali beş yıl sürmeli, haklı bir sebebe dayanmamalı ve kullanılıyor olsa bile bu kullanım ciddi biçimde bir kullanım olarak değerlendirilmemelidir. Markanın ciddi kullanımından ne anlaşılması gerektiği şu yazımızda teferruatlı tartışılmıştı. Bu yazımızda ise markanın bazı sınıflarda veya alt sınıflarda kullanılmaması halinde kullanılmayan alt sınıflar bakımından iptal karar verilip verilemeyeceği tartışılacaktır.

2- Markanın İptalinde Beş Yıllık Kullanmama Süresinin Hesaplanma Şekli

Düzenlemede “markanın tescilinden itibaren” veya “kullanımın kesintiye uğradığı tarihten itibaren” beş yıl ibarelerine yer verilmiş ise de Yargıtay uygulamalarında davanın açıldığı tarihten geriye doğru son beş yıllık süreç irdelenmektedir[1]. Konuyla ilgili detaylı yazımız için tıklayınız.

“… markanın tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından dava tarihinden geriye doğru beş yıllık süre içerisinde Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmadığının tespitine ve markanın kullanılmama nedeniyle iptaline dair karar …” (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 14.06.2019 tarihli, 2019/1765 E. - 2019/4421 K.)

3- Markanın Bazı Alt Sınıflarda Kullanılmaması ve Bazı Alt Sınıflar Bakımından İptali

Özellikle kurumsal firmalar tarafından uygulamada sık sık gerçekleştirilen bir uygulama olarak, marka, kullanılmayacak olmasına rağmen bir sınıfın tüm alt sınıflarında veya birden çok sınıfta tescil edilerek, o işaretin başkaları tarafından başka sınıflarda tescil edilmesi engellenmeye çalışılmaktadır. Bu uygulama, markanın iptali davası açılana kadar markanın koruma kapsamını genişletmek için değer atfedilebilecek bir yöntem ise de beş yıllık süre şartı geçtikten sonra bu markanın bazı alt sınıflar yönünden iptali mümkündür.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 04.02.2021 tarihli, 2020/627 E. - 2021/877 K. sayılı kararında da bu husus tartışılmış, yerel mahkemece verilen karar Yargıtay tarafından onanmıştır. Yerel mahkeme kararında; “... “Bereket” markasının davacı tarafından uzun yıllardır kullanıldığı ve davacı kurumla özdeşleştiği iddialarının yeterli bilgi ve delille ispatlanamadığı, iptali talep edilen 2007/54449 sayılı “BEREKET” markasının tescil kapsamında bulunan “Sınıf 36: Sigorta hizmetleri” bakımından dava tarihinden önce, davalı tarafından markasal nitelikte ve ciddi biçimde kullanılmış olduğu ve bu hizmetler yönünden iptal şartlarının oluşmadığı ancak markanın “Finansal ve parasal hizmetler. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri” bakımından, dava tarihinden önce, davalı tarafından ciddi biçimde kullanımının ispatlanamadığı ve bu hizmetler yönünden iptal şartlarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile, 2007/54449 sayılı markanın tescil kapsamında bulunan "finansal ve parasal hizmetler, gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri, gümrük müşavirliği hizmetleri" mal ve hizmetleri bakımından kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.”

Yine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 30.04.2013 tarihli, 2012/10228 E. - 2013/8675 K. sayılı kararında da markanın aynı sınıf ve aynı alt gruptaki bir mal ve hizmette kullanılmasının tescilli olduğu aynı alt gruptaki diğer mal ve hizmetler bakımından da markanın ciddi bir şekilde kullanıldığı sonucunu doğurmayacağı kabul edilmiştir.

“..markanın iptal müeyyidesinden kurtulabilmesi için tescil edildiği her bir hizmet sınıf için bağımsız olarak ayrı ayrı kullanılması gerektiği..” (11. Hukuk Dairesi’nin 01.07.2020 tarihli, 2019/5260 E. – 2020/3381 K.)

“…dava konusu markalarını tıbbi hizmetler dışındaki mal ve hizmetlerde 556 sayılı KHK'nın aradığı anlamda kullandığını ispatlayamadığı…” (11. Hukuk Dairesi’nin 11.02.2020 tarihli, 2018/3682 E. - 2020/1190 K.)

Sonuç Olarak

Marka, tescilinden sonra beş yıl boyunca kullanılmamış veya kullanımı noktasında beş yıllık kesinti yaşanmışsa markanın kullanılmayan sınıflar yönünden iptaline karar verilebilir. Beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru incelenir. Örneğin dava tarihinden önceki iki yıl kullanılmış ve fakat ondan önceki beş yıl kesintisiz olarak kullanılmamış ise markanın iptaline karar verilmesi mümkün değildir. Ayrıca markanın hangi alt sınıflar bakımından kullanıldığının ayrı ayrı ispatı gerekir. Zira markanın bir veya birden çok sınıf veya alt sınıfta kullanılması, diğer sınıflar bakımından da markanın korunabileceği anlamı taşımaz. Bu nedenle davalı tarafın tüm sınıflar bakımından ayrı ayrı ciddi kullanımı ispatlaması gerekir. Aksi takdirde markası ispatlanamayan alt sınıflar bakımından iptal edilir. Ciddi kullanımın nasıl ispatlanacağı hakkında bilgi almak için tıklayınız

Daha fazla bilgi, marka davaları, marka tescili ve marka danışmanlığı için Whatsapp hattımızdan veya mail yoluyla bizimle hemen iletişime geçebilirsiniz. 11.11.2021

 

[1] “son beş yıl içinde Türkiye sınırları içerisinde ciddi surette kullanılıp kullanılmadığı hususunda işin esasına girilerek inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken” (11. Hukuk Dairesi’nin 12.11.2020 tarihli, 2020/1133 E. - 2020/5023 K. sayılı kararı)

Ecenur Tuncel Uyanık

Av. Ecenur Tuncel Uyanık

Yazar, İzmir Barosu'na kayıtlı Avukat olup, aynı zamanda Türk Patent ve Marka Kurumu'na kayıtlı yetkili Marka Vekilidir. Marka Hukuku alanında çalışmalarını yoğunlaştırmıştır.