Süresinde Yenilenmeyen Markaya Dayanarak Yayıma İtiraz ve Tescil Hakkı

 

1- Markanın Tescil Süresi Ne Kadar?

Marka, tescil edildiği tarihten itibaren değil, başvurunun yapıldığı tarihten itibaren korunmaya başlar. Bu nedenle başvuru tarihi, on yıllık marka tescil süresinin de başlangıç tarihidir (SMK 23/1). Tescilli marka başvuru tarihinden sonraki on yıl dolmadan yenilenebilir (SMK 23/1). Tescilli markanın yenilenmesi işlemi, on yıllık süre dolmadan önceki altı ay içinde yapılabilir (SMK 23/2). Bu süre “olağan yenileme süresi” niteliğinde olup, bir de on yıl dolduktan sonra yenileme başvurusu yapılmamasına rağmen, koruma süresinin dolduğu tarihten itibaren başlayan ek altı aylık süre içinde “olağanüstü yenileme süresi” bulunmaktadır (SMK 23/2). Ek altı aylık yenileme süresinin markanın koruma süresinin on yıl + altı ay şeklinde uzatma niteliğine sahip olup olmadığı hakkında detaylı yazımız için tıklayınız

2- Marka Tescilinin Yenilenmemesi ve Sonuçları

Marka olağan süreç içinde ve olağanüstü ek altı aylık süreç içinde yenilenmemiş ve böylelikle hükümden düşmüş olsa bile, markasını yenilemeyi unutan hak sahibinin bu markayı tamamen kaybettiği sonucu doğmaz.

2.1. Yeniden Başvuru Hakkı ve Müktesep Hak İlkesi

Eğer markasını yenilemeyen marka sahibi, sahip olduğu marka yenilenmediği için hükümden düşmüşse, yenileme işlemi yapamasa bile herhangi bir süreye takılmaksızın, her zaman, yeniden marka tescil başvurusu yapabilir. Böylece markasını tekrar koruma altına alabilir. Fakat yeni başvurusuna sanki ilk defa tescil ediliyormuşçasına üçüncü kişilerin itiraz hakkı bulunduğu unutulmamalıdır. Eğer yenilenmeyen markanın sahibi, yeni başvurusunu, önceki markasının koruma süresinin dolduğu tarihten itibaren hesap edilecek iki yıllık süre içerisinde yapıyorsa, üçüncü kişilerin bu marka başvurusuna itiraz hakkı bulunmamaktadır. Çünkü başvurucunun, müktesep hakkı vardır. Müktesep hakkın varlığından söz edilebilmesinin tek koşulu, markanın, yeniden tescili istenen sınıflarda, bu iki yıllık periyotta kesintisiz kullanıldığının ispatlanmasıdır[1]. Süresinde yenilenmeyen marka, süresi bittikten sonraki iki yıl boyunca, sahibine kazanılmış hak verir.

2.2. Başkasının Başvurusuna İtiraz Hakkı

Eğer markanın gerçek sahibi, yenilemediği marka için bir başkasının marka tescil başvurusunda bulunduğunu fark ederse bu markanın Bülten’de yayımlanmasından itibaren iki ay içinde başvuruya itiraz ederek bu markanın başkası adına tescil edilmesini engelleyebilir (SMK 6/8). Gerçek hak sahibinin bu hakkını kullanabilmesi için aşağıdaki şartların bir arada bulunması gerekir:

- Yenilenmeyen markanın koruma süresi dolduktan sonra iki yıl içinde başkası tarafından başvuru yapılmış olmalı,

- Üçüncü kişi tarafından yapılan marka başvurusuna konu işaret, gerçek hak sahibine ait işaretin aynı veya benzeri olmalı ve tabiki aynı veya benzer mal veya hizmetleri içermeli,

- Marka yenilenmemiş olsa bile fiilen markasal olarak kullanılmaya devam edilmiş olmalı ve bu kullanım gerekli belgelerle ispatlanabiliyor olmalı,

- İki aylık yayıma itiraz süresi içinde itiraz gerçekleştiriliyor olmalıdır.

Eğer yenilenmeyen markanın sahibi, iki aylık yayıma itiraz süresi içerisinde SMK 6/8 kapsamında itirazlarını sunamamışsa, Bülten’i takip etmediği için gözden kaçırmışsa, üçüncü kişi adına tescil edilen bu markanın hükümsüzlüğü için dava açabilir.

2.3. Yayıma İtiraz veya Hükümsüzlük Davasında İki Yıllık Dönemde Markanın Kullanıldığının İspatı Yükümlülüğü

Markayı yenilemeyi unuttuğu halde fiilen kullanmaya devam ettiğini, bu nedenle markanın başkası adına tescil edilemeyeceğini iddia eden taraf (marka sahibi) bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Burada beklenen ispat faaliyeti markasal kullanım faaliyetlerini işaret etmektedir. Eğer yenilenmeyen marka “ciddi kullanım” olarak nitelendirilemeyecek sembolik kullanımlara konu edilmişse, yayıma itirazlar reddedilir[2].

Sonuç Olarak

Markasını olağan altı aylık periyotta da olağanüstü altı aylık periyotta da yenilemeyen marka sahibinin geri dönülemez bir hak kaybı ile karşı karşıya kaldığını söylemek doğru değildir. Yenilenmeyen markanın sahibi, herhangi bir süre ile sınırlı olmaksızın istediği zaman yeniden marka tescil başvurusunda bulunabilir. Bu şekilde yapılacak başvuru ilk defa yapılmış gibi değerlendirilir ve ilgili herkes tarafından başvuruya itiraz edilebilir. Fakat yenilenmeyen markanın koruma süresi dolduktan sonraki iki yıl içinde sıfır başvuru yapılırsa, yenilenmeyen marka, başvurucu için müktesep hak teşkil edeceğinden, üçüncü kişilerin yayıma itirazları reddedilir. Marka başvurucusunun müktesep hak ilkesinden faydalanabilmesi için markasını fiilen ve ciddi biçimde kullanıyor olması gereklidir.

Daha fazla bilgi, marka davaları, marka tescili ve marka danışmanlığı için Whatsapp hattımızdan veya mail yoluyla bizimle hemen iletişime geçebilirsiniz. 03.03.2022

 

 

[1] Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 05.02.2020 tarihli, 2019/2820 E. - 2020/994 K. sayılı kararında: “Diğer bir anlatımla hükümden düşmüş olan markanın kullanımının devam ettiğinin ispatı halinde markanın kullanıldığı mal ve hizmetler yönünden marka sahibinin yeni bir marka başvurusunda bulunması onun müktesep hakkı olarak kabul edilmelidir.”

[2] Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 05.02.2020 tarihli, 2019/2820 E. - 2020/994 K. sayılı kararında: “…marka sahibinin söz konusu itirazda bulunabilmesi için, 10 yıllık kullanım süresi dolmuş ve yenilenmemiş markayı halen ve fiilen ciddi surette kullanmaya devam ettiğini ispat etmesi gerekir.”

Ecenur Tuncel Uyanık

Av. Ecenur Tuncel Uyanık

Yazar, İzmir Barosu'na kayıtlı Avukat olup, aynı zamanda Türk Patent ve Marka Kurumu'na kayıtlı yetkili Marka Vekilidir. Marka Hukuku alanında çalışmalarını yoğunlaştırmıştır.