Marka Hakkına Tecavüz Suçunda Etkin Pişmanlık Hükümlerinden Yararlanmanın Şartları

 

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nin 05.11.2020 tarihli, 2020/167 E. - 2020/444 K. sayılı kararı

Özeti: Marka hakkına tecavüz suçlamasıyla yargılanan failin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmesi için;

1- Fail tarafından başkasının hak sahibi olduğu marka taklit edilerek üretilmiş malın satışa arz edilmesi veya satılması,
2- Satışa arz eden veya satan kişinin bu malı nereden temin ettiğini bildirmesi,
3- Satışa arz edilen veya satılan malın nereden temin ettiğini bildirerek;
a- Üretenlerin ortaya çıkarılmasını ve
b- Üretilmiş mallara el konulmasını sağlaması,
Şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.

Kararın Gerekçe Bölümü:

Gelinen bu aşamada marka hakkına tecavüz suçu kapsamında düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri üzerinde durulacaktır.

Pişmanlık Türk Dil Kurumu Sözlüğünde; "yaptığı bir iş ya da davranışının olumsuz sonucunu görerek üzülme, nadim olma" şeklinde tanımlanmaktadır.

Öğreti ve uygulamada; "Bir suçun işlenmesinden sonra failin, herhangi bir dış etken bulunmaksızın kendi hür iradesiyle, meydana gelen neticeyi ortadan kaldırmaya yönelik davranışlarına etkin pişmanlık" denilmektedir.

…Bu yönüyle etkin pişmanlık, cezayı kaldıran veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebepler arasında yer almaktadır.

Etkin pişmanlık kavramıyla ilgili bu genel açıklamalardan sonra uyuşmazlığa konu mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A-son maddesindeki etkin pişmanlık müessesesinin irdelenmesi gerekmektedir.

Marka hakkına tecavüz suçu bakımından etkin pişmanlık, suç tarihi itibarıyla yürürlükte olup 10.01.2017 tarihli ve 29944 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6769 sayılı Kanun'un 191. maddesi ile yürürlükten kaldırılan 556 sayılı KHK'nın 5833 sayılı Kanun ile değişik 61/A maddesinin son fıkrasında tanımlanmış olup fıkra metni;
“Üzerinde başkasının hak sahibi olduğu marka taklit edilerek üretilmiş malı satışa arz eden veya satan kişinin bu malı nereden temin ettiğini bildirmesi ve bu suretle üretenlerin ortaya çıkarılmasını ve üretilmiş mallara elkonulmasını sağlaması halinde hakkında cezaya hükmolunmaz.” şeklinde düzenlenmişken, 10.01.2017 tarihli ve 29944 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6769 sayılı Kanun'un "Marka hakkına tecavüze ilişkin cezai hükümler" başlıklı 30. maddesinin son fıkrası;
“Başkasının hak sahibi olduğu marka taklit edilerek üretilmiş malı, satışa arz eden veya satan kişinin bu malı nereden temin ettiğini bildirmesi ve bu suretle üretenlerin ortaya çıkarılmasını ve üretilmiş mallara elkonulmasını sağlaması hâlinde hakkında cezaya hükmolunmaz.” şeklinde düzenlenmiştir.

Görüldüğü üzere marka hakkına tecavüz suçu bakımından etkin pişmanlık müessesesi, mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nda aynı şekilde kaleme alınmış olup suç tarihinden sonra yürürlüğe giren Kanun’da sanık lehine değişiklik yapılmadığından mülga 556 sayılı KHK hükümleri uyarınca uyuşmazlık konusu değerlendirilmiştir.

Buna göre, mülga 556 sayılı KHK’nın 61/A maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı kaldıran etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi için;
1- Fail tarafından başkasının hak sahibi olduğu marka taklit edilerek üretilmiş malın satışa arz edilmesi veya satılması,
2- Satışa arz eden veya satan kişinin bu malı nereden temin ettiğini bildirmesi,
3- Satışa arz edilen veya satılan malın nereden temin ettiğini bildirerek;
a- Üretenlerin ortaya çıkarılmasını ve
b- Üretilmiş mallara el konulmasını sağlaması,
Şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.

Öncelikle 556 sayılı KHK’nın 61/A maddesinin son fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükmünden sadece başkasının hak sahibi olduğu marka taklit edilerek üretilmiş malı satışa arz eden veya satan kişilerin yararlanabileceği, üreticiler hakkında ise etkin pişmanlık hükümleri uygulanamayacağı anlaşılmaktadır.

Marka hakkına tecavüz suçu bakımından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması için başkasının hak sahibi olduğu marka taklit edilerek üretilmiş malı satışa arz eden veya satan fail tarafından malın nereden temin edildiğinin bildirilmesi yeterli olmayıp yapılan bildirimle birlikte malı üretenlerin ortaya çıkarılması ve üretilmiş mallara el konulması şarttır. Bu bakımından etkin pişmanlık hükmünden faydalanmak isteyen failin, suça konu malı temin ettiğini bildirdiği kişilerin üretici olması veya malın temininden üretim aşamasına kadar ki süreç belirlenerek üretenlerin ortaya çıkarılmasını sağlaması ve bu koşullarla birlikte üretilmiş mallara da el konulması gerekmektedir.

Görüldüğü üzere kanun koyucunun etkin pişmanlık hükmünün uygulanması için aradığı şartlar anılan fıkrada açıkça düzenlenmiştir. Marka hakkına tecavüz suçu bakımından mülga 556 sayılı KHK’nın 61/A maddesinin son fıkrasında öngörülen etkin pişmanlık hükmünün başka bir dosyada yargılama yapan Yerel Mahkeme tarafından Anayasa’nın 2 ve 10. maddelerine aykırılık iddiasında bulunularak anılan hükmün iptalinin talep edilmesi üzerine Anayasa Mahkemesinin 30.06.2011 tarihli ve 38-112 sayılı kararında;
“...Başvuru kararında, sanığın kendisine düşeni yapmak suretiyle işbirliği içerisinde taklit malı kimden aldığını bildirmesine rağmen, kuralda belirtilen şartların gerçekleşmesinin zor olması nedeniyle etkin pişmanlıktan yararlandırılamadığı, sanığın inisiyatifinde olmayan bu durumun eşitlik ve adalet anlayışıyla bağdaşmadığı belirtilerek düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu kuralda, üzerinde başkasının hak sahibi olduğu marka taklit edilerek üretilmiş malı satışa arz eden veya satan kişinin bu malı nereden temin ettiğini bildirmesi ve bu suretle üretenlerin ortaya çıkarılmasını ve üretilmiş mallara el konulmasını sağlaması halinde hakkında cezaya hükmolunmayacağı ifade edilmektedir. Buna göre, maddede suç sayılan eylemler hakkında sanığın ceza almaması için birbirine bağlı üç şartın birlikte gerçekleşmesi aranacaktır.
…İtiraz konusu kural uyarınca cezaya hükmedilmemesi için sanığın taklit malları nereden temin ettiğini bildirmesi, suça konu malı üretenlerin ortaya çıkarılmasını ve üretilmiş mallara el konulmasını sağlaması aranacaktır.
Yasa koyucu, takip edilen suç ve ceza siyasetine bağlı olarak marka hakkının daha etkin korunması amacıyla alınacak önlemler bağlamında etkin pişmanlığın kapsamını belirleyebilir. Belirtilen kapsamıyla kuralın yasa koyucunun takdir yetkisi içerisinde kaldığı sonucuna varılmıştır.” şeklindeki gerekçeyle anılan fıkranın Anayasa’ya aykırı olmadığı kabul edilmiştir. Görüldüğü üzere Anayasa Mahkemesi de kararında marka hakkına tecavüz suçu bakımından etkin pişmanlık hükmünün uygulanması için mülga 556 sayılı KHK’nın 61/A maddesinin son fıkrasında öngörülen tüm şartların birlikte gerçekleşmesi gerektiğini kabul etmiştir.

Bu bilgiler ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
Katılan ... Müdürlüğünün hak sahibi olduğu “Tiryaki Çayı” markalı ürünlerin taklitlerinin satıldığı iddiasıyla vekili aracılığıyla şikâyetçi olması üzerine Çarşamba 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.06.2012 tarihli ve 284 değişik iş sayılı kararına binaen suç tarihinde sanık ...'ün (...) yetkilisi olduğu … Market isimli iş yerinde yapılan aramada 1.000 gramlık 9 paket, ...ve ...’in yetkilisi olduğu ... Market isimli iş yerinde yapılan aramada ise 1.000 gramlık 23 paket katılan adına tescilli “Tiryaki Çayı” marka ürünlerin ele geçirildiği, sanıkların suça konu ürünleri ...Ticaret isimli iş yerinden aldıklarını beyan ederek fatura ibraz etmeleri üzerine iş yeri yetkilisi inceleme dışı sanık … hakkında açılan kamu davası sonucunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılan olayda;
Anayasa Mahkemesinin 30.06.2011 tarihli ve 38-112 sayılı kararında da kabul edildiği üzere marka hakkına tecavüz suçu bakımından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması için başkasının hak sahibi olduğu marka taklit edilerek üretilmiş malı satışa arz eden veya satan fail tarafından malın nereden temin edildiğinin bildirilmesi yeterli olmayıp yapılan bildirimle birlikte malı üretenlerin ortaya çıkarılması ve üretilmiş mallara el konulması gerektiğinin anlaşılması karşısında; sanıkların suça konu malı temin ettiğini bildirdiği inceleme dışı sanık İsa Yalçıntaş’ın üretici olmadığı, sanıkların suça konu ürünleri satın aldığını belirttiği ...Ticaret isimli iş yerinin toptan satış yapılan bir iş yeri olduğu ve bu iş yerinde veya suça konu malların üreticisi olduğu belirlenen başka bir yerde arama yapılarak üretilmiş mallara el konulmadığı, her ne kadar sanıklar tarafından satışa arz edilen malın nereden temin edildiği bildirilmiş ise de yapılan bu bildirimin, malı üretenlerin ortaya çıkarılmasını ve üretilmiş mallara el konulmasını sağlamadığı anlaşıldığından mülga 556 sayılı KHK’nın 61/A maddesinin son fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanma koşullarının bulunmadığı kabul edilmelidir.

Sonuç Olarak

Marka hakkına tecavüz suçunun failinin “satışa arz eden” veya “satan” kişi olması etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması için ilk şarttır. Dolayısıyla diğer seçimlik hareketler nedeniyle fail konumunda olanları etkin pişmanlıktan yararlanmaları mümkün değildir. Bu durumun diğer seçimlik hareketlerden kaynaklanan faillik müessesi aleyhine sonuç yarattığı açık olsa da kanun yapıcının bilinçli bir tercihinin eseri olduğu kabul edilmektedir. Ayrıca seçimlik hareketin “taklit / iktibas” marka ile gerçekleştirilmesi gerekir. Diğer bir deyişle iltibas yoluyla marka hakkına tecavüz eylemlerinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanılamaz. Son olarak üreticilerin ortaya çıkarılması ve üretilenlere de el konulması şarttır. Üretici ortaya çıkarılmadıkça, ürünlere el konulsa bile etkin pişmanlıktan yararlanılamayacağı gibi; üretilenlere el konulamadığı takdirde üretici yakalansa bile etkin pişmanlıktan yararlanılamaz. HAGB koşullarından yararlanabilmenin şartları hakkında bilgi almak için tıklayınız.

Daha fazla bilgi, marka tescili ve marka danışmanlığı için Whatsapp hattımızdan veya mail yoluyla bizimle hemen iletişime geçebilirsiniz. 14.10.2021

Ecenur Tuncel Uyanık

Av. Ecenur Tuncel Uyanık

Yazar, İzmir Barosu'na kayıtlı Avukat olup, aynı zamanda Türk Patent ve Marka Kurumu'na kayıtlı yetkili Marka Vekilidir. Marka Hukuku alanında çalışmalarını yoğunlaştırmıştır.