Tescilli Markaya Karşı Önceye Dayalı Kullanım Hakkı Savunması

 

1-Önceye Dayalı Kullanım Hakkı

Marka hakkı sahibine tanınan marka korumasına ilişkin haklar, marka tescili ile başlar. Buna göre tescilli markası bulunan kişiler, haklarını ihlal eden kişilere karşı dava yolu ile bu haklarını ileri sürebilir. Marka hakkı sahibi, hakkının ihlali halinde söz konusu ihlalin tespit edilmesini, önlenmesini veya ihlal kaynaklı uğradığı zararlar için tazminat ödenmesini mahkemeden talep edebilir. Ancak tescilli markaya verilen korumanın bazı istisnaları mevcuttur.

Bu istisnalardan biri de gerçek hak sahipliği olarak da bilinen önceye dayalı kullanım hakkıdır. Sınai Mülkiyet Kanunu 6/3 Maddesi gereğince bir kişi, marka başvurusundan önce başvuruya konu işaret üzerinde kullanım yolu ile bir hak elde etmiş ise, markanın yayımına itiraz edebilir. Bu itiraz yapılmamış ve marka tescil olmuş ise gerçek hak sahibi hükümsüzlük davası açabilir veya kendisine karşı açılmış olan bir marka hakkının ihlali nedenli davada önceye dayalı kullanım hakkını def’i olarak ileri sürebilir. Marka hakkının ihlali davalarında, gerçek hak sahipliği nedeni ile tescilli markaya karşı, karşı dava olarak hükümsüzlük davası da açılabilir.

Önceye dayalı kullanım hakkının varlığının ispatı hususu oldukça zor ve teknik bir konudur. Önceye dayalı kullanım hakkı sahibi, hakkın varlığını ispatladığı takdirde kendisine karşı açılmış olan ihlal davalarını bertaraf etmiş olur.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 26/04/2024 Tarihli 2020/8386 E. , 2022/3432 K. Sayılı Kararı

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21.11.2018 tarih ve 2017/219 E- 2018/398 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 25.09.2020 tarih ve 2019/320 E- 2020/755 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2014/40499 numaralı “Shower Glass” ibareli ve 2016/51619 numaralı “Banyonuzun İncisi....” ibareli markaların sahibi bulunduğunu, davalı yanın ise müvekkili ile aynı iş kolunda “Shower” ibaresini, hiçbir ayırt edicilik vasfı bulunmaksızın, aynı yazı karakterleriyle, “banyonuzun incisi....” markasını ise nokta sayılarına kadar aynı şekilde kullandığını, bu hususları Çaycuma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2017/42 D. İş numaralı dosyada tespit ettirdiklerini, müvekkilinin uğradığı 5.000,00 TL fiili kayıp ve 5.000,00 TL yoksun kalınan kazanç olarak, SMK.'nın 151/b maddesinde belirtilen "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç” üzerinden toplam 10.000,00 TL talep ettiklerini ileri sürerek, davalının ”Shower” ve "Banyonuzun İncisi....” işaretlerini markasal kullanımlarının, davacının tescilli marka hakkından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin ve haksız rekabet yarattığının tespitine, markaya tecavüzün men ve ref'ine, markaya tecavüzün maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, maddi tazminat talebinin kabulü ile 10.000.- TL maddi tazminatın ve 30.000.- TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tespit dosyasında "SHOWER" markasının müvekkil tarafından duş teknelerinde kullanıldığının belirtildiğini, dolayısıyla müvekkilinin kullanımının 11. sınıfın 07. alt gurubuna ilişkin olduğunu, davacı markasının ise anılan sınıf ile aynı veya benzer bir emtia için tescilli bulunmadığını ve tecavüzün söz konusu olmadığını, kaldı ki müvekkilinin 2006/44463 sayılı 11. sınıfın 07. alt gurubundaki “Duş için küvetler, bideler, banyo kabinleri, duş kabinleri, pisuvarlar, klozetler, hela taşları, lavabolar, eviyeler, bunlar için bölmeler ve yapı elemanları” emtiasını kapsayacak şekilde tescilli "SHOWER" markasının bulunduğunu ve bu markaya dayanarak sauna, duş, duş teknesi ve duşakabin üretimi yaptığını, "Shower" markasının müvekkili tarafından kullanımının tescilli bir hakka dayandığından tecavüzün söz konusu olmayacağını, "Banyonuzun İncisi" ibaresinin ise müvekkili tarafından 2012 yılından itibaren "Shower" markasıyla birlikte reklam sloganı olarak kullanıldığını, eskiye dayalı kullanım nedeniyle marka üzerinde hak elde eden kişinin, marka tescili bulunmasa ve markayı bir şekilde tescil ettiren kimsenin markasının hükümsüzlüğü için dava açılmamış olsa bile bu durumun ispat edilmesi halinde tecavüzün söz konusu olmayacağını, banyo ürünleri için “Banyonuzun İncisi” ibaresinin, son derece sıradan ve potansiyel müşteride markasal bir algı yaratmaktan ziyade, bir reklam sloganı izlenimi veren övücü bir ibare olduğunu, bu sözcüğün ayırt ediciliğinin düşük bulunduğunu, dolayısıyla anılan sözcüklerin başkaları tarafından kullanımının engellenemeyeceğini, “Banyonuzun incisi” ve “shower” ibarelerinin müvekkili tarafından 5 yıldan fazla bir süre ile tescilsiz kullanımı nedeniyle müvekkilinin bu ibareler üzerinde kazanılmış hakkının bulunduğunu, bu kullanıma uzun zaman itiraz etmeyen davacının ise sessiz kalma yoluyla dava hakkını kaybettiğini, müvekkilin 2012 yılından itibaren aralıksız kullandığı "Banyonuzun İncisi" ibaresini davacının hiç kullanmadığını, dolayısıyla bu ibare nedeniyle davacının zararını ispatlayamadığından tazminat iddialarının temelinin olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalının “SHOWER” şeklindeki kullanımının, davacı adına 2014/40499 sayı ile tescilli “SHOWER GLASS” markasından doğan haklara tecavüz teşkil etmediği, davalının marka kullanımına başlamasından yaklaşık 5 yıl sonra yapılan davacı marka tescil başvurusunun, önceki tarihli kullanımı engelleyemeceği, davalının “BANYONUZUN İNCİSİ...” şeklindeki kullanımının da, davacı adına 2016/51619 sayı ile tescilli “BANYONUZUN İNCİSİ...” markasından doğan haklara tecavüz teşkil etmediği, haksız rekabet yapmadığı, davalı firmanın davacının tescilli markalarından çok önce 2006/44463 sayılı "Show-ER" ibareli "Duş için küvetler, bideler, banyo kabinleri, duş kabinleri, pisuvarlar, klozetler, hela taşları, lavabolar, eviyeler, bunlar için bölmeler ve yapı elemanları... Su ve gaz tesisatları için musluklar, ısıtma tesisatının parçası olan termostatik valfler, tanklar için seviye kontrol valfleri, dedantörler (regülatörler); otomatik sulama teçhizatı için fıskiyeler, duşlar için ahizeler ve spiraller, sıhhi tesisat parçası olan borular; zirai amaçlı sulama makinaları... Su yumuşatma cihazları, su arıtma cihazları, su arıtma tesisatı, atık arıtma tesisatı." mallarını da kapsayan 11. sınıfta tescilli markasının olduğu, dosyaya yansıtılan çeşitli fatura ve görsel belgelerde, 2010 ve 2011 yılından itibaren davalı firmanın "Shower Banyonuzun İncisi" şeklinde markasal kullanımının, anılan tescilli markasındaki işarete yakın ve içerdiği emtia mallarını kapsadığından, önceye dayalı kullanım hakkı nedeniyle bu kullanımlardan çok sonraki tarihli davacının tescilli markalarının, davalıya karşı tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davalının “SHOWER” şeklindeki kullanımının, davacı adına 2014/40499 sayı ile tescilli “SHOWER GLASS” markasından doğan haklara tecavüz teşkil etmediği, zira "SHOWER" ibaresinin en çok bilinen anlamının "duş" olduğu, bu ibarenin tarafların markalarını kullanacağı ürünler yönünden tanımlayıcı bulunduğu, dolayısıyla taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığı gibi, davalının markalarını kullandığı "sıhhi tesisat, vitrifiye ürünleri, musluklar, duş takımları, klozet iç takımları, banyo duş kabinleri, küvetler, eviyeler, lavabolar" ürünlerinin, davacının markasının kapsamından çıkarıldığı, diğer bir deyişle davacının markasının kapsamında, davalının kullanımına konu ürünlerin bulunmadığı, davalının “BANYONUZUN İNCİSİ...” şeklindeki kullanımının da 2011 yılından itibaren başladığından, davacı adına 10.06.2016 başvuru tarihli ve 2016/51619 sayı ile tescilli “BANYONUZUN İNCİSİ...” markasından doğan haklara tecavüz teşkil etmediği, zira davalının anılan ibareyi davacıdan yaklaşık 5 yıl önce marka olarak kullanmaya başladığını ispat ettiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

2-Sonuç Olarak

Marka tescili, markayı tescil edene işaret üzerinde tek başına kullanım hakkı tanır. Ancak bir başka kişi söz konusu işareti, markanın tescilinden önce kullanıyor ise bu durumda gerçek hak sahibinin kim olduğu sorusu karşımıza çıkar.

Yukarıda paylaşılan Yargıtay Kararı’nda görüldüğü üzere, marka her ne kadar davacı tarafından 2016 yılında tescil edilmiş ise de, Yargıtay davalının aynı işareti 2011 yılından beri marka olarak kullandığını ve kullanımını ispat ettiğini belirterek, markayı sonradan tescil etmiş kişinin marka hakkına tecavüz iddiasına dayalı olarak açtığı davanın reddi gerektiğine karar vermiştir.

Bu nedenle markanın tescilinden önce kullanılmaya başlanmış olan işaret aynı olsa dahi kullanımı engellenemez. Hatta önceye dayalı kullanımı bulunan gerçek hak sahibi, tescilli markanın hükümsüz kılınmasını isteyebilir.

Daha fazla bilgi, marka davaları, marka tescili ve marka danışmanlığı için Whatsapp hattımızdan veya mail yoluyla bizimle hemen iletişime geçebilirsiniz.30.10.2025

 

Ecenur Tuncel Uyanık

Av. Ecenur Tuncel Uyanık

Yazar, İzmir Barosu'na kayıtlı Avukat olup, aynı zamanda Türk Patent ve Marka Kurumu'na kayıtlı yetkili Marka Vekilidir. Marka Hukuku alanında çalışmalarını yoğunlaştırmıştır.