1- Yer Sağlayıcı Nedir? İçerik Sağlayıcının Eylemlerinden Sorumlu Mudur?

İçerik sağlayıcı ve yer sağlayıcı kavramlarının kimleri kapsadığı, uygulamada hangi pozisyonlardaki kişi ve kurumlara denk geldiği şu makalemizde detaylıca anlatılmıştı. Bunun yanında kısaca tekrar söz etmek gerekirse; Sahibinden.com yer sağlayıcı konumunda iken burada ilan paylaşan kişiler veya kurumlar içerik sağlayıcı konumundadır. Aynı şekilde Trendyol, Letgo, Facebook kural olarak yer sağlayıcı konumunda iken burada faaliyet gösteren her bir aktör (ürün satan, yorum yapan, fotoğraf paylaşan, post atanlar) içerik sağlayıcı konumundadır. Zaman zaman ve istisnai olarak bu ortamların kendileri bizzat içerik sağlayıcı konumunda olabilecektir fakat bu durum çoğu kez uyuşmazlığa vücut verecek bir hal almaz.

 

2- İçerik Sağlayıcının Eylemlerinden Yer Sağlayıcının Sorumluluğu

İnternet Kanunu olarak bilinen 5651 sayılı Kanun uyarınca yer sağlayıcı kural olarak içerik sağlayıcının eylemlerinden, paylaşımlarından ve hukuka aykırı davranışlarından sorumlu değildir. Fakat uyar-kaldır sistemi olarak adlandırılan sistem uyarınca, yer sağlayıcının üçüncü kişilerce uyarılması ve içerik sağlayıcının içeriğinin hukuka aykırı olduğundan haberdar edilmesi halinde artık içeriğin kaldırılması gerekecektir. Bildirime konu eylemlerin açıkça hukuka aykırı olması gerekliliği, aksi halde yer sağlayıcının sorumluluğunun bulunmadığı hakkında yazımız için tıklayınız.

 

3- İçerik Sağlayıcının Marka İhlallerinden Yer Sağlayıcının Kusursuz Sorumluluğu Var Mı?

İçerik sağlayıcıların hukuka aykırı eylemlerinden yer sağlayıcılar kural olarak uyarılmadıkça sorumlu değildir. Fakat bu kuralın birkaç istisnai hali bulunduğu savunulmaktadır. Haksız rekabet teşkil eden fiiller nedeniyle açılacak men ve ref davaları buna örnek olarak gösterilebilir. Zira bu davalarda illiyet bağı sahiplerinin kusurlu olması gerekmez. Aynı şekilde marka ihlali nedeniyle açılacak men ve ref davalarında da illiyet bağı yeterli olup kusur aranmadığından yer sağlayıcının kusursuz sorumluluğu bulunduğu doktrinde ifade edilmektedir. Elbette tazminat talepleri için kusur ve hukuka aykırılık şartlarının oluşumu gerekeceğinden yer sağlayıcılar tazminattan kusursuz sorumlu tutulamaz. Fakat güncel yargı kararlarında bu görüş kabul edilmemektedir. Yer sağlayıcılar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun Gitti Gidiyor kararında da ve takip eden 11. Hukuk Dairesi’nde de sadece uyarılmaları halinde sorumlu tutulmaktadır.

 

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 15.01.2014 tarihli, 2013/11-1138 E. 2014/16 K. sayılı kararı

Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, internetin yapısı, internet ortamının teknik özellikleri ve işletilme koşulları itibariyle davalının işlettiği web sitesinde üçüncü kişilerce gerçekleştirilen tecavüzleri bildiği ya da bilebilecek durumda olduğunun kabulü mümkün olamayacağından; somut uyuşmazlıkta ileri sürülen talepler bakımından da kusur şartının gerçekleşmesi ve dolayısıyla da davalının iştirak halinde sorumluluğuna gidilebilmesi için önceden haberdar edilmesi ve buna rağmen haklı veya yasal bir neden olmaksızın ihlal oluşturan içeriğin davalı tarafından web sitesinden çıkartılmaması gereklidir.

Açıklanan bu gerekçe itibariyle, davalı internet yer sağlayıcısı aleyhine açılan tecavüzün durdurulması, önlenmesi ve tecavüz sonuçlarının ortadan kaldırılması davası bakımından da davalının iştirak halinde tecavüz nedeniyle sorumlu tutulabilmesi kusur şartına bağlı olduğundan; yerel mahkemenin direnme kararı açıklanan bu değişik gerekçe itibariyle yerindedir.

 

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 16.12.2019 tarihli, 2019/618 E.  ,  2019/8167 K.

"Dava, davalıya ait www.zingat.com isimli internet sitesinde davacıya ait “Rota Emlak Müşavirlik İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi” ibareli ticaret unvanı ve “ROTA” ibareli markalar ile iltibas oluşturacak şekilde yayın ve ilanlar yapıldığı iddiasıyla, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece 5651 sayılı Kanun'un 5. maddesine göre yer sağlayıcının yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü olmadığı, marka hakkına tecavüz ya da haksız rekabet suçlarının 5651 sayılı Kanunun 8, 8/A, 9 ve 9/A maddelerinde sayılan, yayından çıkarılması ya da erişimin engellenmesi kararı verilebilecek suçlardan olmadığı, “Rota” ibaresinin ayırt edicilik gücü zayıf olan bir ibare olduğu, “Rota” markasının doğrudan davacı ile ilişkilendirilebilecek nitelikte tanınmış bir marka olmadığı, dava konusu kullanımların davalı markalarına tecavüz niteliğinde olup olmadığına ve haksız rekabet oluşturup oluşturmadığına ancak tarafların iddia ve savunmaları ile usulüne uygun olarak yapılacak bir yargılama sonucunda karar verilebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Dairemizin emsal 2016/1613 E. - 2017/6599 K., 2011/15509 E. - 2012/540 K. ve 2012/3350 E. - 2013/3597 K. sayılı ilamları ile Yargıtay HGK’nın 15.01.2014 tarih 1138/16 sayılı kararında da açıklandığı üzere, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 5. maddesi ve 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 9.maddesi ile yer sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcıların, tazminat sorumluluğu açısından, yayınlanan içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırma yükümlülüğü bulunmamaktadır. Ancak marka hakkı sahibi, devam etmekte olan tecavüz ve haksız rekabet eylemleri yönünden, bu eylemlerin tespiti, tecavüzün durdurulması, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması davalarını herkese karşı yöneltebilecektir.

Mutlak hak niteliğindeki bu tür haklar herkese karşı yöneltilebilecek olup, illiyet bağının varlığı halinde, hakkın yöneltildiği kişinin kusurunun varlığı ya da yokluğunun önemi bulunmamaktadır. Bu bağlamda, internet yer ve hizmet sağlayıcılarına karşı da anılan hakların ileri sürülmesine bir engel bulunmamaktadır.

…içerik sağlayıcı sıfatı bulunmayan internet yer ve hizmet sağlayıcı kuruluşların tazminat sorumluluğundan bahsedebilmek için, imkan sağladıkları içeriğin hukuka aykırı ve marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun bilmeleri gerekir. Bunun için de önceden hak sahipleri tarafından uyarılmaları ve hukuka aykırı içeriği makul süre içerisinde kaldırmalarını yer ve hizmet sağlayıcı kuruluşlardan talep etmeleri gerekir. Ayrıca hak sahiplerinin, içeriğinin kaldırılmasını talep ederken, kendilerinin önceden elde edilmiş üstün hak sahibi olduklarını yaklaşık ispata yeterli delillerini de anılan kuruluşlara sunmuş olmaları gerekir.”

 

Sonuç Olarak

Yer sağlayıcılar, aktif olarak rol oynamadıkları içeriklerden sorumlu değillerdir. Aktif rol oynamanın hangi durumları kapsadığı hakkında bilgi almak için tıklayınız. İnternet ortamında marka ihlalinin varlığı halinde yer sağlayıcıların kusursuz sorumlu sayılması gerektiği yönünde tartışmalar mevcut ise de güncel yargı uygulamaları yer sağlayıcıların uyarılmadıkça marka ihlallerinden de sorumlu tutulamayacağı yönündedir. Yer sağlayıcı, hakları ihlal edilenler tarafından uyarılmadıkça maddi ve manevi tazminat taleplerinden sorumlu olmayacağı gibi, men ve refi davalarından da sorumlu tutulamayacaktır. Burada istisnai olarak, dava dilekçesinin uyarı niteliğinde kabul edildiği, bu dilekçenin tebliğinden sonra içeriğin kaldırılması gerektiği, aksi halde sadece men ve refi talepleri yönünden sorumluluğunun doğacağı hatırlatılmalıdır (YHGK, 2014).

Daha fazla bilgi, marka tescili ve marka danışmanlığı için Whatsapp hattımızdan veya mail yoluyla bizimle hemen iletişime geçebilirsiniz. 20.03.2021

Ecenur Tuncel Uyanık

Av. Ecenur Tuncel Uyanık

Yazar, İzmir Barosu'na kayıtlı Avukat olup, aynı zamanda Türk Patent ve Marka Kurumu'na kayıtlı yetkili Marka Vekilidir. Marka Hukuku alanında çalışmalarını yoğunlaştırmıştır.